Skip to content

Doğum günü geldi çattı…

1547

Doktor doğum saati için 15:00’a randevu verdi. 2 hafta öncesinde hastaneye gidip anestezi doktoru’na muayene olduk ve epidural sezeryan için onay aldık. Sabah 7:00’den sonra bir şey yeme dedi, erkenden kalkıp kahvaltı yaptım ki stresten canım hiç bir şey yemek istemiyordu. Evde de hem bir heyecan hem de bir bekleme gerginliği hakimdi.

Saat 11:30 gibi evden çıktık tüm eşyalarla. Hastaneye gittik o ana kadar dünyanın en rahat insanı olan ben asansörde eşime sarılıp ağlamaya başladım. Sanırım işin ciddiyetini orada anladım 🙂 (geç olsun güç olmasın) Sonrasında kendi odamıza gittik ve ameliyat önlüğünü giydirdiler. Odamız diyorum çünkü Amerikan hastanesi sezeryan doğumlarda 4 gün hastanede tutuyor. (bana kalsa 1 ay daha kalırdım gerçi) Neyse hemen NST’ye aldılar ki hemşireler sizin zaten kasılmalarınız artmış hiç mi birşey hissetmediniz dedi, ki gerçekten bir şey hissetmiyordum. Saat 14:30 gibi artık ameliyathaneye alabiliriz dediler. Eşim de doğuma girecekti benimle. Herkese el sallayıp göz yaşlarımı saklayarak odadan ayrıldık. Bu arada etrafınızda doğum yapan kişiler varsa ne olur doğuma giderken öpüp vedalaşmayın. Siz belki anneyi daha rahat hissettirmek için öpüp sarılıyorsunuz ama anne de sanki bir ayrılık yaşıyormuş, bir daha sizi göremeyecekmiş hissine kapılıyor ve bu çok üzücü oluyor. (ben de öyle oldu en azından)

Buz gibi ameliyathaneye girdik, eşime de ameliyathane kıyafetlerini giydirip dışarıda beklemesini söylediler. Anesteziyi yaptıktan sonra sizi çağıracağız muhtemelen 10 dakika sürer dediler. Bu arada ameliyathane yatağı alttan ısıtmalıymış, o buz gibi yerde nasıl iyi geldi anlatamam. Anestezi doktoru geldi bir yastık verdi ve sonrasında da nefes al/nefes ver gibi bir kaç şey yapmamı istedi. Sonra saate baktım neredeyse 15:30 olmuştu. 10 dakika dedikleri şey yarım saat sürdü. Çünkü bir türlü epidural tutmadı, ancak 2. Denemede epidural etkisini gösterdi. Sakın korkmayın, herkesin başına gelen bir durum değil. Ben doğum sırasında yaklaşık 20 kilo aldığım ve vücudumda çok fazla ödem oluştuğu için epidural iğnesi girdiği gibi vücuttan çıkmış anestezi doktorunun dediğine göre. Anestezi etki etmeye başladıktan sonra bir sıcaklık hissediyorsunuz sadece o kadar, ne bir acı ne bir başka hissiyat. Hatta bence diş çektirirken yaptıkları iğne çok daha ağrılı.

Sonra görevliler hızlıca eşimi odaya çağırdılar. Eşim odaya girdiğinde, ki onun adına da endişeleniyordum çünkü kan’dan biraz korkuyor kendisi (her ne kadar kabullenmese de) 🙂 Eşim odaya girdiğinde bizim ufaklığın poposu görünmüş bile,  kendisini görmeden babasına poposunu göstererek ilk karşılaşmayı gerçekleştirdiler. Sonrasında doktor bizim oğlanı karnımdan çıkarttığında doktorun eline kakasını yaparak 2. Şakasını gerçekleştirmiş oldu. Ve saatler 15:47’i gösterdiğinde en son ufak bir ıngaa sesi duyduğumu hatırlıyorum sonrasında yanımıza getirdikleri minnacık, sıcak fırından çıkmış bembeyaz ekmek yumuşaklığında tatlı bebeğimiz Demir. Duygular şelale, bir an önce ameliyathaneden çıkıp Demir’i kucaklamak istiyorum.

İyi ki doğdun oğlum, babanla seni aylardan beri çok merak etmiştik.  Dünyamıza hoş geldin!

minikyolculuk View All

Aslen Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunu ama bir şekilde kendini kurumsal hayatta bulmuş beyaz yaka bir anne, makine mühendisi ama ilaç sektöründe çalışan bir baba ile minik Demir'lerinin keyifli yolculukları.

One thought on “Doğum günü geldi çattı… Leave a comment

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: