Skip to content

Konut Yatırımı – 1

Yeni bir ebeveyn olduysanız bizim gibi, ya da çocuklarınıza güzel bir gelecek planlamayı sorumluluk olarak gören ailelerden iseniz zor kazanılan paraları en iyi şekilde değerlendirmek istersiniz. Bizim toplumumuzda acı alışkanlık olarak ev/dükkan/tarla şeklinde bir yatırım mantığı gelişmiş. Zaten kıt kanaat biriktirilen tasarruflar toplum için değer üretmeyen, beton yatırımına dönüşüyor. Bu yazımda bir yatırım çeşidi olarak gayrimenkul’ü, özellikle de konut yatırımını anlatmak istiyorum. Konut yatırımı gibi uzun vadeli bir konuya girmeden önce, geniş bir giriş yapıp geçmiş 50, gelecek 20-30 yılı kendi bakışım ile anlatmam lazım.

Öncelikle, on 50 yılda Dünya Nüfusu 3 milyar insandan, 7.5 milyar insana çıktı. Son 50 yılda inanılmaz sayıda konut dünyada inşa edildi.

Sadece nüfus önemli mi derseniz hayır. İnsanların sahip olduğu ev sayısı da arttı. Yazlık ev, kışlık ev, yatırımlı ev, çocuklara ev şeklinde nüfus hızından fazla artış ev sayısında yaşandı. İnsanlar inşaatçı bir topluma çok alıştılar.

Türkiye’de ise durum daha da dramatik, 1960’lardaki nüfus ve ev sayısı 2018 itibariyle yaklaşık 6 katı arttı. İnsanların birden çok evleri hali hazırda mevcut.

Önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde ise Suriyeliler dışında nüfus artış hızında bir yavaşlama ve hatta nüfusun 30 yıl sonrasından itibaren sabit kalması bekleniyor.

Özetle, konuta talep yapacak yeni nüfus arkadan gelmiyor ve gelmeyecek. Öte yandan, jenerasyon değişeceği ve bir nesil bu dünyadan gideceği için; şimdi şehir dışlarına taşınan uzaklaşan insanlar bir sonraki nesilde büyüklerinin merkez evlerine geri dönecekler.

Tüm dünyada aynı süreçler yaşanıyor. Önce şehir merkezi kaotik bir hale geliyor. Aile kuranlar merkezlerden kaçıyorlar. Şehir merkezleri suç  merkezi haline geliyor ve kalitesizleşiyor. Sonrasında ise, bir grup yenilikçi ile birlikte tekrar şehirler canlanıyor.

Şehir dışında dev ve ruhsuz binalarda yaşayan her yere araba ile giden insanlar, bir süre sonra bu yapaylıktan sıkılıp hayatın içine merkezlere dönüyorlar. Şu an çok para verilen dağ başındaki 3+1 evler ise, aynı Paris, Moskova, Viyana, Berlin’deki gibi gettolara dönüşüyor.

Yüksek aidatları ödeyemeyen insanlar sonucu altyapı ve binaların kalitesi bozuluyor. Çevre düzenlemesi ve sosyal yaşam aksıyor. Bizim Türkiye’de de siz belki farketmiyorsunuz ama Beylikdüzü ve Esenyurt’tan tüm Türkler kaçıyorlar. Tahmin ettiğimizden daha hızlı gerçekleşiyor bu süreç.

Yazının 1.kısmında aslında değinmek istediğim konu, uzun vadeli olarak konut yatırımı yapmak isterseniz; kesinlikle şehir dışındaki toplu konutlardan almayın. Aldıysanız uygun bir alıcıya direkt olarak satın…

Yazının ikinci kısmına buradan ulaşabilirsiniz.

Diğer yatırım önerileri ile yazdığımız yazımıza da buradan ulaşabilirsiniz.

minikyolculuk View All

Aslen Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunu ama bir şekilde kendini kurumsal hayatta bulmuş beyaz yaka bir anne, makine mühendisi ama ilaç sektöründe çalışan bir baba ile minik Demir'lerinin keyifli yolculukları.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: