Sebzeli Kek (+1 yaş ve üzeri)

Bu sebzeli kek efsane, bu sebzeli kek olay! Aslında sadece bebekler için değil yetişkinler de bayılarak yiyiyor. İçindeki sebzeleri mevsime göre ekleyip çıkartabilir, bebeğinizin özellikle sevmediği sebzeleri ekleyerek yemek yeme savaşını siz kazanabilirsiniz 🙂

Gelelim tarife ;

Malzemeler

2 su bardağı tam buğday un

1 adet patates

1 adet havuç

1 adet pırasa

1 adet kuru soğan (pırasa kullanıyorsanız eklemek zorunda değilsiniz)

1 su bardağı yoğurt

1 paket kabartma tozu

1 su bardağı sıvı yağ (tercihen zeytinyağı)

Tuz

Karabiber

3 yumurta

İsteğe göre peynir

Yapılışı

Bir yanda sebzeleri minik minik küp şeklinde doğruyoruz. Hepsini çiğ olarak kullanacağız. Diğer yanda da yumurtaları mikserle çırpmaya başlıyoruz. Yumurtaları çırptıktan sonra (normal kek yaparkenki kadar çok çırpmanıza gerek yok) içine yoğurt ve sıvı yağ ekleyerek 2-3 dakika daha çırpmaya devam ediyoruz. Çırpma işlemi bittikten sonra son olarak doğramış olduğumuz sebzeleri ekliyoruz. Sebzeleri de koyduktan  sonra tuz, karabiber, kabartma tozu ve unu ekleyerek kıvamını kontrol ediyoruz. Bu kek sebze yoğunluklu bir kek olacak, o sebeple sebzeler unlu karışımın içinde yüzmeyecek 🙂 İsteğe bağlı olarak içine beyaz peynir, maydanoz ve dereotu da ekleyebilirsiniz. Yine aynı şekilde üzerine çörek otu ya da susam da koyabilirsiniz. Susam alerjen olduğu için kullanırken mutlaka dikkat etmelisiniz.

Doktorunuza danışmayı unutmayın. Afiyet olsun.

Bebekler için diğer yemek tariflerimize buradan ulaşabilirsiniz.

Advertisements

Bebekler İçin Yatak Seçimi

Bebekler için Yatak Seçimi

Kıyafet alışverişleri, kozmetik ve bilumum ihtiyaç listemiz neredeyse tamam. Ama bizi en zorlayan kısımlardan biri (bebek arabasından sonra tabii ki 🙂 okumak isteyenler için yazı burada) yatak seçimi oldu. Seçenek çok, her şey aşırı pahalı ve zaten alacağımız yatakları da çok sınırlı kullanabileceğimizin bilinciyle yatak seçimi yaparken bu noktaları göz önünde bulundurduk;

  • Fazla yer kaplamayan
  • Görece çok daha uzun seneler kullanabileceğimiz
  • Ekonomik
  • Kolay taşınabilen
  • Hafif

Bütün bunları tabii bir kaç mobilyacı gezdikten sonra değerlendirme fırsatı bulduk. Hiç unutmuyorum bir doktor kontrolü sonrasında Çilek mobilya’ya gidip bir yatak beğenmiştik. Evet görsel olarak çok şirin ancak fonksiyonel olarak da anlamsızdı, fiyatını hiç söylemiyorum bile 🙂  Bir de muhtemelen 6-7 ay ancak kullanabilecektik. Dip not: bebekler çok hızlı büyüyor 🙂 Gelelim bizim seçimlerimize;

0-6 ay arası

Çok sevdiğim bir arkadaşım sağolsun kendi kullandıkları beşiklerini bize verdiler. Biz de işimiz bitince bir ihtiyaç sahibi bir başka bebeğe yolladık. Bizim beşiğimizin modeli Tiny Love. Gerçekten hayatımızı çok kolaylaştırdı. Yukarıdaki kriterlerin zaten neredeyse tümünü karşılıyordu. Hem çok hafif, her yere taşınabiliyor, hem yer kaplamıyor hem de çok fonksiyonel. İlerleyen aylarda hafif eğim vererek bebeğinizin çok daha geniş bir alanı görmesini sağlayabiliyorsunuz. Ben çoğu zaman oğlumu beşiğine yatırıp yanında çok rahat bir şekilde yemek yapabiliyordum. Geceleri de onda yatırdığımızdan uyandığında ben yataktan kalkmadan bir elimle beşiği sallayabiliyordum. Bu arada dönence takılabiliyor olması da önemli bir artı. Bizim modelin aynısına buradan ulaşabilirsiniz. 

 

 

6-12 ay arası

Bebekler çok hızlı büyüyor dedik, haklı olduğumuz uanlayacaksınız kısa zamanda 🙂 Çok sevdiğimiz caanım emektar Tiny Love’a veda zamanı geldi çünkü Demir artık sığmamaya başladı. Bu arada 8. Aya kadar kullananlar var ancak Demir boylu bir bebek olduğu için bizim miadımız 6. Ay başında doldu ve Park yatağa terfi ettik. Siz de park yatak modellerine buradan bakabilirsiniz. Park yatak olarak Graco’yu çok önerdikleri için biz de onu aldık. Ancak kendisiyle yıldızımız pek barışmadı.Çünkü;

  • Özellikle bebekler dönmeye başladığında yatağın eniçok küçük olduğu için sürekli yanlara çarpıyor ve bebeği uyandırıyor.
  • Salladığınızda çok ses çıkartıyor. Dıt dıttt, yinebebek uyanabilir.
  • İlerleyen aylarda bebeğiniz hareketlenmeye başladığında çok kolayca ayağa kalkabiliyor, tehlike çanları çalıyor.

12 ay sonrası

Biz park yatakla vedalaştıktan sonra eşimin de bana kocaman bir aferin dediği yatak seçimiyle önümüzdeki en az 8-9 sene yatak seçimi stresinden yırttık 🙂 Eğer bizim oğlan yatağını ilerde beğenmedim demezse 🙂

Biz Montessori yatak da denilen aşağıdaki resimdeki yatağı seçtik. Montessori Designs‘dan sipariş verdik, sahibi Hande hanım çok tatlı ve ilgili. Tam istediğimiz gibi ve tam istediğimiz günde bize hızlıca hazır etti siparişimizi.  Özellikle standart ölçülerden daha büyük bir yatak istedik.İstediğiniz ölçülerde ve renklerde yapabiliyorlar bu arada. Neden Montessori yatak;

  • En önemli özelliği diğer yataklara göre daha güvenli oluşu. Bebeğiniz yürümeye başladığında yatak yere çok yakın olduğu için kendi başına inip yürüyebilir. Bu tabii bazılarına göre güvenlik sorunu da olabilir ama en azından yataktan düşme şansı yok.
  • Kenarları ve başlığı yumuşak olduğu için çarpmalar açısından bir sıkıntı yok.
  • Siz de bebeğinizin yanında yatmak istediğinizde yatak çok geniş, yayıla yayıla yatarsınız. Biz bizim oğlan uyuduğunda eşimle laptop’ları alıp diğer köşede çalışıyoruz 🙂 Süper bir family time yaratıyoruz kendimize 🙂
  • Son olarak Montessori prensibine göre çocuklara işlerini kendileri yapabilecekleri ortamlar hazırladığımızda  onların becerilerini ve öz güvenlerini daha kolay destekleyebiliriz. Bu yataklar çok geniş olduğundan oyun alanı olarak da kullanılabiliyor ve çocuklar kendi kendilerine özgürce yataktan inip tekrar çıkabiliyor.
  •  

 Özetle, size tavsiyem sırf dekoratif ve şirin diye sadece birkaç ay kullanacağınız mobilyalara tonlarca para vermeyin. Her yatağı doğduğundan beri kullanamayacağınızın bilinciyle servet ödemeden maksimum fayda alabileceğiniz seçimler yapmanız çok daha doğru olur. Bu süreçte şimdiden başarılar 🙂

Bebeklere Aşı Yaptırmak Zararlı Mı?

Bu konunun tartışılması bile oldukça utanç verici! Peki bu konu neden son zamanlarda bu kadar popüler oldu hemen söyleyeyim. Şu herkesin tanıdığı çok ünlü bir prof. var hani sürekli sansasyonel konularda kendince çılgın açıklamalar yapan işte o kuyuya bir taş attı biz milletçe çıkaramadık. “Aşıların içinde alüminyum ve civa var” diyerek kaç kişinin kanına girdi ve belki de tüm insanlığı tehlikeye atacak, neredeyse kaybolmuş bir çok ölümcül hastalığı tekrar hortlatacak “aşı reddi”ni özendirdi ve maalesef neticesinde insanlar okumadan, araştırmadan yani kısacası bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya başladılar aşı konusunda.

Peki aşı nedir?

Aşılar hastalıklara karşı koruma sağlamayı amaçlayan zayıflatılmış mikropları ya da bu mikropların değişik ürünlerini içeren tıbbi ürünlerdir. Aşı vücuda verildiğinde bağışıklık sistemini uyararak bir nevi vücudun savunma maddelerinin (antikor) üretilmesini sağlarlar. Yani aslında aşılar vücudumuzun iyi polisleridir, yarın bir gün bizi hasta etmeye çalışan mikroorganizmalarla karşılaştığında antikor üreterek hastalığa meydan okumuş olurlar.

Aşıların içinde ne var?

Bu konuda işi bilirkişilerden öğreniyoruz. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Allerji ve Klinik İmmunoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Çokuğraş bakın aşı içeriği için burada neler söylüyor; “Aşı karşıtlığı için bir başka gerekçe de aşıların içerisinde olan cıvalı ya da alüminyumlu katkı maddeleridir. Bunlar aşıların bozulmadan saklanabilmesi ya da etkinliğininin artırabilmesi için aşılara eklenen maddelerdir. Aşılardaki civa, thiomersal formunda bulunur. Thiomersal, etil grubuna bağlanmış civadır. Civanın zehirlenmelere sebep olan formu ise, metil grubuna bağlanmış olan ve deniz ürünlerinde bulunan metil civadır. Etil ve metil gruplarına bağlanmış civalar aynı şeyler değildir ve aynı şekilde davranmazlar. Thiomersalin aşıların içerisinde bulunmasıyla otizm gelişebileceği iddiası, sağlam temellere dayanmamaktadır. Tartışmayı başlatan yazı ünlü tıp dergisi Lancet’te 1998’de yayımlanmış ve kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısının otizme neden olabileceği ileri sürülmüştü. Ancak bu çalışmanın doğru olmadığı ve Dr. Andrew Wakefield’ın yaptığı araştırmanın yayımlanmamış olması gerektiğini kabul eden Lancet, yazılı açıklamasında, bu çalışmanın sonuçlarının doğru olmadığını kabul etmiştir.”

Neden Aşı Yaptırmalıyız?

– En temel amaç hastalıklardan, ve bu hastalıkların sebep olabileceği komplikasyonlardan korumak
– Toplum sağlığını korumak
– Çiçek hastalığı gibi büyük kitleleri yüzyıllar boyunca etkileyen hastalıkları tarihten silmek

Nereden çıktı bu aşı karşıtlığı?

Bakın bunca yıldır yapılan başarılı çalışmalar sayesinde 1977 yılında çiçek hastalığı yeryüzünden silindi ve 1980 yılından itibaren aşısı da yapılmıyor. Hatta belki hatırlayanlarınız olacaktır, Türkiye’de de 1998 yılından itibaren çocuk felci görülmemektedir.
Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada da aşı karşıtı gruplar maalesef bulunmakta. Sebeplerine gelince; bir kısmı dinsel bir kısmı da aşının içeriğindeki maddelerin zararlı olduğunu söyleyerek aşı yaptırmaya karşı çıkıyorlar. Bu arada maalesef Türkiye’de aşı karşıtlığı sebebiyle kızamık salgını yeniden başlamıştır. Haber detaylarını buradan okuyabilirsiniz.

Aşılar otizme sebep olur mu?

Geçenlerde aşı reddi ile ilgili bir grubun yazdıklarını okudum, karşıt görüşün ne düşündüğünü gerçekten merak ediyordum böyle önemli bir konuda. İlk sebep olarak aşıların otizme sebep olduğunu iddia ediyorlar. Ancak 2009 yılında Amerikan halkının yaptığı başvurular sonucunda Birleşik Devletler Federal Suçlar Mahkemesi, bir çok makale ve uzman raporu incelemiş, uzmanlarla mülakatlar yapmış. Sonuçlar şaşırtıcı değil tabii ki. Kızamık, kabakulak, kızamıkçık ve thiomersal içeren aşıların otizm oluşturmayacağına karar verilmiştir. Otizm gibi geniş spektrumlu bir hastalığın sadece aşılara bağlanıyor olması maalesef sadece bir sığ görüşün ürünüdür.

Bu arada çocuğunuz 18 yaşına geldiğinde eğer aşılarını yaptırmadıysa size dava açabilir. Siz sadece kendi çocuğunuza aşı yaptırmayarak kişisel bir karar almıyorsunuz, maalesef geniş kitleleri etkileyecek bir hata yapıyorsunuz.
Aşı konusunda çok daha detaylı bir yazıyı buradan ulaşabilirsiniz. Kendi yazısında da bahsettiği çok önemli bir istatistiği de eklemek istiyorum. Aşı yaptırarak hastalıkların ne kadar azaldığını bilimsellikten uzak kişiler değil de bakın istatistikler nasıl söylüyor;

Sonuç olarak, Sağlık bakanlığı bu ülkedeki en yüksek yetkili mercidir. Ve Sağlık bakanlığı da aşıların yapılmasını önermektedir. Biz oğlumuzun tüm aşılarını zamanında yaptırdık. Sağlık ocaklarına giderek ücretsiz aşı yaptırabilirsiniz. Hatta çoğu zaman bağlı olduğunuz Aile hekimliği tarafından aranarak aşı zamanlarınız hatırlatıyor. Bu arada geçen ay başımıza gelen olayı da anlatarak yazımı sonlandıracağım. Bir öğlen iki hanım tarafından kapımız çalındı. Yeni atanan Aile hekimimizmiş, evimize kadar gelip oğlumun aşı kartlarını sordu. Yani eğer aşı yaptırmıyorsanız ve çocuğunuzun aşı kayıtları yoksa Sağlık Bakanlığımız çok titiz bir şekilde bu konuları takip ediyor, bizden söylemesi.

Aşı konusunda diğer yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Neden Çocuklar için Ahşap Oyuncak Tercih Etmeliyiz?

Bir önceki yazımızda ay ay hangi aktiviteleri yapabileceğimizi ve oyuncak önerilerini yazmıştık. Bu yazımda da neden ahşap oyuncakları tercih etmemiz gerektiği üzerine yazacağım.

  • Plastik malzemeden yapılanların aksine ahşap oyuncaklar çocuk sağlığı için en zararsız materyaldir.
  • Diğer materyallerden yapılan oyuncaklara göre daha dayanıklıdır. Özellikle 1 yaş sonrası bebekler oyuncaklara vurmayı ve atmayı çok seviyorlar ve bu şekilde dünyayı tanıyorlar. O sebeple diğer oyuncaklar daha çabuk kırılıp zarar görürken, ahşap oyuncaklar çok daha uzun ömürlü oluyorlar.
  • Özellikle diş çıkarma döneminde genelde her şeyi ağızlarına götürürler. Yoğun boya ve cila içeren ürünler çok daha fazla tehlike arz eder. Bir çok plastik oyuncak fitalat ve BPA gibi kimyasal maddeler içerir. Bu kimyasal maddelerin insan sağlığı üzerindeki etkileri gerçekten çok korkunç. Erken ergenlik, hormonel problemler ve obezite ilk akla gelen sonuçlardan.
  • Ahşap oyuncaklarda bebeğiniz aktif rol alır. Plastik ve elektronik oyuncaklarda bir düğmeye basıp izlemeye devam eder, ancak ahşap oyuncaklarda kendisi keşfeder, iter, döndürür ve parçalarını eliyle çeker.
Ahşap Oyuncak Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
  • Seçtiğimiz oyuncakların çok karmaşık yapıda olmamasına dikkat etmeliyiz. Sade görünümlü, fonksiyonel ve çok işlevli olması önemli.
  • Ahşap bile olsa mutlaka ebeveyn kontrolünde kullanımına dikkat etmeliyiz. Demir en son İkea ahşap oyuncakla oynadıktan sonra tokmakla çok sert bir şekilde kafasına vurdu.
  • Karışık desenli ve çok renkli oyuncaklar bebeğin kafasını gereksiz yere karıştırır ve ilgisini dağıtır. Onun yerine sade ve az renkli hatta renksiz oyuncaklar tercih etmeliyiz.
Ahşap Oyuncak Önerileri

Son olarak bizim kullanıp memnun kaldığımız oyuncak önerilerinden bahsetmek istiyorum. Biz özellikle aşağıda da önerdiklerimden  İkea’nın eğitici ahşap oyuncaklarından çok memnun kaldık.

Çekiç Bloğu

Çocukların kas ve görme/dokunma koordinasyonunun gelişimini destekler.

Çocuğunuzun çubukları çekiç ile deliklerin içine tekrar ve tekrar vurmasını sağlayabilirsiniz. 18 aydan büyük çocuklar için tavsiye edilmiştir.İlgili ürüne buradan ulaşabilirsiniz.

Ahşap Vinç

Mıknatıslı vinç ve bloklar kaldırıp taşımayı kolaylaştırır. Çekçek parçalara ayrılabilir. 12 aydan büyük çocuklar için tavsiye edilmiştir.İlgili ürüne buradan ulaşabilirsiniz.

Boncuklu Helezon

Ahşap boncukları tel üzerinde hareket ettirmek, renkler ve şekiller hakkında bilgi edinmenin eğlenceli bir yoludur. Küçük kas becerileri ve mantıksal düşünceyi geliştirir. Küçük parçalar içerdiğinden demonte aşamasında 3 yaşından küçük çocuklar için tehlikeli yaratabilir. 18 aydan büyük çocuklar için tavsiye edilmiştir.İlgili ürüne buradan ulaşabilirsiniz.

Piramit

Küçük kas becerileri ve mantıksal düşünceyi geliştirir. 12 aydan büyük çocuklar için tavsiye edilmiştir.İlgili ürüne buradan ulaşabilirsiniz.

Abaküs

Bir sarı, üç yeşil ve iki mavi. Bu abaküs, çocuğunuzun matematik ve renkleri öğrenmesine yardımcı olur. Küçük kas becerileri ve mantıksal düşünceyi geliştirir. 3 yaş üzeri için tavsiye edilmiştir. İlgili ürüne buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

Peynirli Kahvaltılık Tava Kek – 12+ ay

Ek Gıda Süreci’ne geçtiğimizde beni en zorlayan öğün açık ara kahvaltı oldu. Çünkü diğer öğünlerde gayet iştahlı olan Demir, kahvaltıya gelince hiç bir şey yemiyordu. Ta ki ben bu uydurmasyon tarifi deneyene kadar. Peynir ve yumurtayı ayrı verince yemediğinden ben de her şeyi içinde barındıran, yapması acayip kolay ve hızlı bu keki uydurdum. Aslında tam kek sayılmaz ama daha iyi bir isim uyduramadım 🙂  Buyrun tarife;

Peynirli Kahvaltılık Tava Kek

Malzemeler:

1 su bardağı un

5 çorba kaşığı lor peyniri (isteyenler için tarif burada)

Yarım çay bardağı zeytinyağı

1 paket kabartma tozu

Yarım çay bardağı süt

1 çay bardağı yoğurt

1 çay kaşığı buğday ruşeymi (ben buradan Selva marka alıyorum, ufak paketlerde)

1 yumurta

Yapılışı:

Yumurtayı iyice çırpıyoruz. Yumurta sarısını henüz yemeye başlamadıysanız beyazıyla da yapabilirsiniz. Sonra sırasıyla tüm sıvı malzemeleri ekliyoruz ve karıştırmaya devam ediyoruz. İyice homojen bir karışım olduktan sonra un, kabartma tozu ve ruşeymleri ekliyoruz. Kıvamı bildiğimiz kek kıvamında olacak. Eğer çok katı olduysa biraz daha süt ekleyebilirsiniz. En son içine peyniri ekleyioruz. Yapışmaz bir tavaya çok az yağ damlatıyoruz. Sonra 1 çorba kaşığı dolusu harcımızdan koyarak tava ısındıktan sonra pişirmeye başlıyoruz. Burada dikkat, çok hızlı pişiyor. O sebeple sürekli kontrol edin yakmayın 🙂 Afiyet olsun.

Doktorunuza danışmayı unutmayın. Afiyet olsun.

Ek Gıda Süreci ve  Bebekler için Yemek Tariflerine buradan ulaşabilirsiniz.